VEREN NİÇİN VERDİ, ALAN NİÇİN ALDI..? « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

VEREN NİÇİN VERDİ, ALAN NİÇİN ALDI..?

Bu haber 25 Ağustos 2021 - 11:44 'de eklendi ve 292 kez görüntülendi.

İlk yapmamız gereken, ortada bir suç var mı diye durum netleştirmesi yapmaktır.

Konu malum, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportları.

Kıbrıs Türk tarafının son Maraş açılımı Rum hükümeti üzerinde öyle ağır tahribat yarattı ki, ne yapacaklarını şaşırdılar.

Ve oturup bir karar aldılar.

Bazı Kıbrıslı Türklerin pasaportlarını iptal veya yenilememe kararını verdiler.

Peki neden..?

Bir hükümet neden böyle bir karar alır..?

Pasaport, hepimizin malumu olduğu üzere bir seyahat belgesidir.

Devletlerin sadece kendi vatandaşlarına değil, belirli kriterler çerçevesinde başka ülkelerin vatandaşlarına verdiği bir evraktır.

Her yerde olduğu gibi bizde de çeşitli ülkelerin pasaportlarına sahip insanlarımız vardır.

Bu son derece doğaldır.

Bir insanın bir başka ülkenin pasaportunu almasının en yaygın nedeni zarurettir.

Yani mecburiyet..

Seyahat özgürlüğü türlü etkenlerden dolayı kısıtlanan insan, mümkün olması durumunda bir başka ülkenin pasaportunu alır.

Dünya üzerindeki “çifte pasaportlu” insan sayısı tam olarak nedir bilemem ama azımsanacak bir rakam olmadığına da eminim.

Bizim Kıbrıs’ta da benzer durum söz konusudur.

Gasp edilen devlet imkanları karşısında Kıbrıs Türkleri seyahat özgürlüğü için farklı yollar kullanmışlardır.

Kimimizde İngiliz, kimimizde TC, kimimizde de Rum hükümetinin verdiği pasaportlar vardır.

Sadece bunlar değil, başta Avustralya olmak üzere farklı diğer ülke pasaportu kullananımız da mevcuttur.

Ama bilinen en yaygın üçlü; İngiliz, Türkiye ve Rum pasaportlarıdır.

İzolasyon ve ambargolar neticesinde seyahat özgürlüğü kısıtlanan bir halkın, alabildiği seyahat belgesine sahip olması ayıplanacak bir durum değildir.

Esas ayıplanması gereken, bir halkın seyahat özgürlüğünü kısıtlayan siyasettir.

Yani, Rum hükümetinin bugün hala uygulamakta olduğu siyaset..

Yaş itibarıyla bir kısım insanımız 1974 öncesi Rum pasaportu ve kimliği sahibi olmuşlardır.

Rum hükümetinin bir dönem Kıbrıs’tan Türklerin göç etmelerini kolaylaştırmak adına pasaport dağıttığını da hatırladığımızda, 1974 öncesinde bir çok kişinin pasaport sahibi olmasını daha iyi anlarız.

Eline pasaportu verip, cebine de parayı koyup “hadi bakalım İngiltere seni bekliyor” diye nice Kıbrıs Türkü bir politika olarak göç yollarına teşvik edilmiştir.

Hem teşvik hem de mecburiyet yaşatılmıştır.

Çünkü kalmayı tercih edenlerin de can güvenlikleri yoktu.

Malum, EOKA terörü nedeniyle…

1974 sonrası fiziki şartlar nedeniyle duran pasaport verme-alma olayı kapıların açılmasıyla birlikte yeniden başladı.

Rum hükümeti yasalar çerçevesinde değil de, kafasına göre pasaport verdi.

Sadece Kıbrıs Türklerine değil, dünya üzerindeki çeşitli milletten insanlara pasaport dağıttı Rum hükümeti.

Çok yakın zamanda patlak veren “altın pasaport” skandalını unutmadık.

Para karşılığı dağıtılan yasa dışı pasaportlara ilişkin olarak hala görevde olan Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis dahil, bir çok üst düzey hükümet yetkilisi Rum yargıya hesap veriyor.

Avrupa Birliği bile bu konuda Rum hükümetine karşı bir tutum içerisinde.

İşte bu durumdaki Rum hükümetinin “pasaport” kararının yasal olup olmadığını, kararda herhangi bir suç dayanağı bulunup bulunmadığını sorgulamak gerekir.

Hem para karşılığı 70 millete kanunsuz pasaport dağıtıp uluslararası bir suç dosyası yaratacaksın, sonra da çıkıp birilerini pasaport ile tehdit edeceksin.

Olmaz, olmadı…

“Maraş’ı açarsanız pasaportlarınızı kaybedersiniz” bir tehdit midir yoksa bir siyaset mi..?

Ayrıca, ulaşılmaya çalışılan sonuç nedir..?

Bu sorular, daha doğrusu yanıtları önemli.

Rum hükümetinin Maraş konusundaki niyetlerinin anlaşılması bakımından bilmemiz şarttır..

Türk tarafının attığı adımların özellikle Rum halkı tarafından olumlu karşılanmış olması Rum hükümetini paniğe sokmuştur.

Alınan pasaport kararının dayanaksız olmasıdır temel nedeni de bu paniktir.

Rum halkı, son derece insani bir konuda atılmış olan adımlara karşılık vermiş ve KKTC yönetimi ile temasa geçmiştir.

Bu gelişme, Rum hükümetinin yıllardır onun bunun arkasına saklanarak yürütme şansı bulduğu haksız politikaların sonuna getirecek bir gelişmedir.

O nedenle Rum hükümetine kabuslar yaşatmaktadır.

Pasaport olayı bir hava kesmez, bir sonuca ulaşmaz..

Ama Türk tarafının Maraş hamlesi yılların kronikleşmiş sorununu hak ve hukuk çerçevesinde bir mutlu sona ulaştırır.

Herkesin mutlu olacağı bir sona…

Hem Türklerin, hem de Rumların mutluluğuna..

Halkların mutluluğuna yani…

Rum hükümetini pek de mutlu etmeyecektir.

Ama sonuçta bunun da pek bir önemi yok..

  

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM