“Sokakta Neler Oluyor..?” « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

“Sokakta Neler Oluyor..?”

Bu haber 26 Haziran 2021 - 15:03 'de eklendi ve 219 kez görüntülendi.

Hani bir şarkı vardır ya, “Arka Sokaklarda Neler Oluyor..?” diye.

O geldi aklıma.

CTP’nin “sokağa ineriz” açıklaması getirdi aklıma.

Gülben Ergen söylüyor, sözleri anlamlı.

Sevgili sorgulanıyor..

“Doğrusu ben seni pek fazla tanımıyorum” sözleriyle..

Ve bir de “Sen beni istersen çok rahat kandırabilirsin” sözleriyle..

Artık nasıl bir ilişkiyse..!

Bu durum şimdi bizim siyasete de sirayet etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, içine girmiş oldukları siyasi çıkmaz karşısında son çareyi “sokağa inmek”te buldu.

Ve bunu da bir basın toplantısı ile duyurdular.

Bundan bir 10 yıl önce duysaydım asla inanmazdım ve “kötü bir şaka” deyip geçerdim.

CTP için “sokağa inmek” diye bir durum söz konusu olamazdı..

Çünkü CTP zaten hep sokaktaydı.

CTP bir eylem partisiydi.

Ama gel gör ki, son 10 yıllık süreçte izlenen “eylemsizlik politikası” CTP’yi sokaktan uzaklaştırdı.

Ve son aşamada da bunun itirafı olarak da “sokağa inme” siyasetini açıkladılar.

Evet, bu bir itiraftır.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, sokaktan, yani halktan kopmuş olduğunu farkında olmadan itiraf etmiştir.

Bir süre önce TDP tarafından, kısık sesle de olsa, dile getirilmiş olan sine-i millet çağrısı CTP tarafından duyulmadı ve görmezden gelindi.

Ama hemen arkasından “sokağa iniyoruz” şeklinde bir politika açıkladılar.

Ve bunu CTP siyasi bir makas değişimi olarak sundu.

İlginç, çok çok ilginç..

Peki bundan sonra ne olacak..?

Cumhuriyetçi Türk Partisi neyi farklı yapacak..?

Bir süredir mecliste işler yolunda gitmiyor.

İktidarın büyük partisi UBP tarafından domine edilen bir süreç yaşanıyor.

CTP ülkenin içerisinde olduğu zor süreçte eline geçen hükümet olma ve sorunlara çare bulma fırsatı kullanmamış ve bunun yerine muhalefette kalarak sadece eleştiri yapmayı tercih etmiştir.

Şuna eminim ki, o dönemde yapılan hesaplar bugün itibarıyla çok fazla tutmadı.

Hatta hiç tutmadı.

Benim tahminim en büyük beklenti maaşlar konusundaydı.

Maliye’nin gelirlerinin neredeyse tamamen durduğu bir ortamda kamu maaşlarının ödenemeyeceği ve bunun da bir tepki olarak hükümetteki partilere döneceği hesabı yapılmış belli ki…

Ama tutmadı..

Hükümet buldu, buluşturdu ve maaşları gününde ve eksiksiz ödedi.

Sadece bir süreliğine hayat pahalılığı ödeneği durduruldu.

Muhalefet de, sendikaların da ittirmesiyle, burada yoğunlaştı.

Maaşların ödenmesiyle bu ayrıntı çok da fazla rahatsızlık yaratmadı.

Bir diğer hesap Kıbrıs konusundaydı.

Cumhurbaşkanı Tatar’ın seçilmesiyle ortaya koyduğu “iki eşit egemen devlet” vizyonunun BM tarafından tepki göreceği ve federasyon oylamasına geri dönülmek zorunda kalınacağı hesabı da tutmadı.

Tam tersi durumlar yaşandı.

Bunlar olmayınca elde sadece haftada iki meclis kürsüsüne çıkıp uzun uzun konuşmak kaldı.

Ve elbette bu da halk tarafından takip edilmedi.

Meclis’te agresif bir hava yaratarak günlük konuları temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp gündem yaratmaya çalışınca halk sırtını döndü.

Gelinen konakta yeni bir siyaset ile hareket sağlamak dışında bir seçenek kalmamıştı.

Örgütsel siyasette bu gibi durumlarda alınacak en doğru karardır aslında.

Yeni hareket alanları yaratmak gerekir.

Ama başarıya ulaşması için “yeni” olması şarttır.

Eskiden olan ve uzun bir süredir terk etmiş olduğunuz bir hareket biçimini “yeni siyasi davranış biçimi” olarak halkın önüne koyamazsınız, koymamalısınız.

Koyarsanız, düşersiniz.

CTP de bunu yaşıyor.

Şu an siyaset hattından düşmüş durumdadır.

Kendi deyimiyle “Emeğin Partisi” bugün sokağa dönüş çabasında.

Ama gel gör ki sokak eski sokak değil.

Sokak çok değişmiş.

CTP için sokakta olan her şey artık “yeni” ve “yabancı”…

Aslında işin tam tanımı “CTP sokağın yabancısı” ya da “CTP sokaktaki yabancı”…

Sonuç olarak her ikisi de aynı kapıya çıkmakta.

CTP sokağa inme kararı almadan önce eylemsizlik politikasını bırakmalıydı.

Eylemsiz bir şekilde sokağa inmek faydasız.

Sonuç olarak, çok da yarar sağlamayacak bir karar alındı.

Ve bu karar sokakta herhangi bir heyecan da yaratmadı.

Aksine, siyasi tarihimizin hüzünlü bir itirafı olarak kayda geçti.

Ülke yavaş yavaş seçim konusundaki yol haritasında ilerlemekte.

Meclis komitesi 3 Nisan 2022 tarihini onayladı.

Top şimdi genel kurulda.

Genel kurul görüşecek ve kararını verecek.

Meclis genel kurulu ne derse o olacak.

Çünkü halkın iradesi orada…

Sonra da kararı halk verecek..

Hani şu hep sokakta olan halk.

Bakalım onlar ne diyecek….