Saner: Hedefimiz aynı yolumuz bir, KKTC’yi sonsuza dek yaşatmaya kararlıyız « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

Saner: Hedefimiz aynı yolumuz bir, KKTC’yi sonsuza dek yaşatmaya kararlıyız

Bu haber 20 Aralık 2020 - 14:44 'de eklendi ve 457 kez görüntülendi.

Gerçekleşen olağanüstü kurultayda UBP Genel Başkanı olan Başbakan Ersan Saner, herkese teşekkür ederek, “Hedefimiz aynı, yolumuz birdir… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatmaya kararlıyız…” dedi.

UBP Genel Başkanı Saner, açıklamasında, ‘Değerli Ulusal Birlik Partili kardeşlerim ve ekranları başında bizleri izleyen sevgili Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Halkı; Öncelikle, tabandan, tavana, tüm üyelerimize; Köy, mahalle, ilçe yönetimlerinde yer alan arkadaşlarımıza; Yetkili organlarımızda görev yapan tüm kardeşlerimize; İlçe başkanlarımıza; Milletvekillerimize; Bakanlarımıza şahsıma gösterilen güven, verilen destek için teşekkür ederim… Biz çok ama çok büyük bir aileyiz. Sevdamız birdir… Yolumuz ulvidir… Hedefimiz aynıdır… Bizler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatma kararlığında olanlarız… Bizler, Türk milletinin kopmaz bir parçası olmaktan gurur duyanlarız. Bizler, insanlık için, vatanınız, milletimiz, halkımız için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “ YURTTA SULH, CİHANDA SULH” veciz sözlerini şiar kabul edenleriz. Bizler Kıbrıs Türk Halkı’nın Kıbrıs adası denilen, stratejik onemi hayli büyük olan bu topraklar üzerinde, kendine ait kara parçası üzerinde özgürce yaşaması, kendi Devlet’inde kendi kendini idare etmesi, refah ve güven içinde geleceğe yürümesi için var olanlariz. Bizler, Türkiye’yi Anavatan bilen, Türkiye’nin bizler için öneminin bilincinde olan, Türkiye ile kardeşçe, karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı ilişkilerimizi geliştirmeyi görev sayanlarız. Halkımızın yıllardır seçimlerde bize verdiği destek en büyük güç kaynağımızdır. Değerli kardeşlerim: Covid 19 salgını sonrası dünya tarihinde yeni bir donemin baslangıcının sinyalleri verilmektedir.. Dünyanın bu dönemden sonra artık eskisi gibi olmayacağı kesindir. Globalleşmenin ilk turunun tamamlandığı ve ikinci evresinin halklar arasında daha keskin ayrımların yasanacağı bir döneme doğru evrilmektedir. 2020 bir milat olarak dünyadaki savaşların şekil değiştirdiği, dünya ülkeleri arasındaki savaşların biyolojik kimyasal ve siber savaşlara doğru evrildiği bir döneme giriyoruz. Dünyanın en güçlü askeri donanımına sahip ülkelerin bile Covid 19 salgınına karşı yaşadığı sağlık ve ekonomik problemleri ortadadır. İşte biz de dünya ile birlikte ayni kaderi paylaşıyoruz. Bir salgın ve ekonomik olarak sıkıntılı bir döneminden geçiyoruz. Böylesi hiç görülmedi, yaşanmadı… Bu zor süreçte Ulusal Birlik Partisi olarak yine vatan sevgisi, Halkımıza hizmet etme anlayışımızla hareket ettik ve hükümeti kurduk. Kimseyi, hiçbir partimizi rencide etmek istemiyorum o nedenle detaylara girmeyeceğim ama inanınız ki bizim yüksek sorumluluk anlayışımız olmasaydı, ülkemizin çok ihtiyacı olmasına rağmen, bu zor dönemde hükümetsiz kalabilir, daha derin siyasi bir kriz içine girebilirdik. 11’nci Olağanüstü Kurultayımızda Genel Başkanlık seçimimizi 2’nci tura kalan iki çok değerli arkadaşımızın adaylıktan çekilmeleri ile tamamlayamadık ama sorumluluk anlayışımız yine üst çıktı ve kısa süre içinde Halkımızın beklentileri doğrultusunda partimize düzgün bir rota çizebildik. Parti Merkez Yönetim Kurulu ile Parti Meclisimizi, Meclis Grubumuzu sürekli devrede tutarak, bir yandan verilen hükümet kurma çalışmaları ile uğraşırken, diğer yandan, birlik beraberliğimizi bozmadan Partimizi, bugün yapmakta olduğumuz 12’nci Olağanüstü Kurultay’a taşıdık. Hükümetimizi kurduk, dün güvenoyumuzu aldık ve Halka hizmet yoluna koyulduk. Bugün, Olağanüstü Kurultayımızı yapıyoruz, Genel Başkanımızı seçtik ve yarın önümüzdeki seçimlerde başarılı olmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ekim ayında Cumhurbaşkanlığı seçimini bizim adayımız kazandı ama unutmayalım ki Hükümet programında da belirttiğimiz gibi gelecek yıl Ekim ayında Milletvekilliği Genel Seçimimiz var. 2022 yılı Haziran ayında ise yerel seçimlerimizi yapacağız. Ve tabii ki, eğer salgın nedeniyle bir sorun yaşamazsak, gelecek yılın Haziran ayına kadar gerçekleştirmemiz gereken, köy, mahalle, ilçe kongrelerimiz, Genel Başkanlık dahil yetkili diğer bazı organlarımız için seçim yapacağımız Olana Kurultayımız var. İnşallah hayırlısı ile bunları da teker teker, günü zamanı geldikçe, UBP ne yakışır bir şekilde kardeşçe, başarı ile geride bırakacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Benim için en önemli şeylerden biri partimizdeki kardeşlik, dostluk ortamının asla bozulmamasıdır. Değerli kardeşlerim, sevgili Ulusal Birlik Partililer dünya ile birlikte tarihte benzeri görülmemiş, öldürücü, yıkıcı bir salgın döneminden geçiyoruz. Salgın sürecini sağlık açısından en iyi şekilde atlatmak üzere 9aydır yoğun bir gayret içindeyiz. Çok şükür ki, Halkımızın duyarlılığı, sağlık çalışanlarımızın üstün gayretleri ile dünyada vaka ve yaşamlarını yitirenlerin sayısı bakımından dünyanın en başarılı ülkesi durumundayız. Son günlerde vakalarda bir artış söz konusu olsa da alınan önlemler sayesinde durumun kisa sure icinde yeniden normal seyrine döneceğine olan inancım tamdır. BURADAN BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUM: BİZİM İÇİN HALKIMIZIN SALGINDAN KORUNMASI, SAĞLIKLI OLMASI HERŞEYDEN ÖNEMLİDİR VE BİLİM İNSANLARIMIZ, UZMANLARIMIZIN ÖNERİLERİ BİZLER İÇİN ESASTIR. HİÇ BİR ŞEKİLDE HALKIMIZIN SAĞLIĞINI TEHLİKEYE ATACAK BİR ADIM ATMAYACAĞIZ. Yeni bir geniş çaplı iç kapanmaya gitmeden salgın sürecini tamamlamak başlıca amacımızdır. O nedenle yurt dışından ülkemize girişleri kısıtlama, asgari noktada tutma yoluna gidiyoruz. Bu arada belirtmeliyim k, sağlık alt yapımız düne göre çok daha iyi durumdadır. Anavatan Türkiye’nin tam desteği ile Acil Durum Hastanemiz tamamlanmış durumdadır. İnşallah personel ihtiyacını da en yakın zamanda giderecek ve buranın en randımanlı bir şekilde Halkımıza hizmet vermesini sağlayacağız. Lefkoşa’ya 500 yataklı yeni bir Devlet Hastanesi yapılması için önümüzdeki günlerde Anavatan Türkiye ile önemli adımlar atacağımıza yürekten inanıyorum. Girne yeni hastanesi ile Güzelyurt Hastanesi’nin bir an evvel bitirilmesi de hedeflerimiz arasındadır. Salgını atlatabilmek için tüm dünyada aşı uygulanması sürecine geçilmek üzeredir. Biz de yine Anavatan Türkiye’nin büyük desteği, bize sağlayacağı 300 bin aşı ile inşallah en kısa zamanda bu sürece dahil olacağız. Ekonomiye gelince; Değerli kardeşlerim yakında bir Ankara ziyaretim olacak. Ankara’dan hem oluşan bütçe açığımız hem de sektörlerimizin ayakta kalması, sıkıntılarının aşılması ve alt yapi calismalarimizin tamamlanabilmesi , salgın sonrası döneme hazirlanabikmemiz için destek isteyeceğim. Bir kere şunu belirtmek isterim ki Anavatan Türkiye’nin yardım ve desteği olmadan bu krizi atlatmamız mümkün değildir. İyi ki Anavatanımız vardır… Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a bir kez daha buradan, KKTC’nin sorunlarının aşılması için gösterdikleri anlayış ve destekleri için yurekten teşekkür ederim… Hükümet programımızda da belirttiğimiz üzere Ankara ziyaretimin ardından ilk işimiz Başbakanlık’ta tüm ilgililerle , bilim insanlarımızı , Bakanlarımızı , bürokratlarımızı bir araya getireceğimiz bir EKONOMİK KURUL oluşturmak olacaktır. Bu Kurul’un görevi önerilerin, görüşlerin ortaya konulması ve bunların değerlendirilmesi sonucu sorunlara çare üretilmesi, hükümete alması gereken kararlar konusunda tavsiyelerde bulunulması olacaktır. İnanıyorum, salgının hafiflemesi ve ortadan kalkması ile birlikte calisma yasamimiz ve ekonomimizi kısa sürede önce eski noktasına getirebilecek, sonra da ekonomimizi hızlı bir kalkınma dönemine sokabileceğiz. Bunun vizyona sahip tek parti olarak ortaya koyacagimiz , proje ve onerilerle halkimiza bu gelismeye net bir sekilde hissettirecegiz. Yeni Ercan Havalimanı’nın bitirilmesi, yarım kalan bolunmus yollarımızın tamamlanması, yeni yol projelerinin, alt ve üst geçitlerin gündeme gelmesi, iletişim alt yapımızın çağdaş seviyeye çıkarılması, yatırımcıların, iş insanlarımızın önünün açılması için yapacaklarımız vardır. Çok çalışacak ve bitlikte başaracağız. Değerli kardeşlerim, sadece iç konularda değil Kıbrıs konusunda da önemli gelişmeler bizleri beklemektedir. Bildiğiniz üzere Sayın Cumhurbaşkanımız ile Rum lider 3 Kasım akşamı gayri resmi bir görüşmede bir araya geldi… Rum tarafının niyet ve görüşleri aynı. Gündemde, TÜRKİYE, YUNANİSTAN, KUZEY KIRBIS TÜRK CUMHURİYETİ, GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ, İNGİLTERE VE BİRLEŞMİŞ MİLETLER’İN KATILACAĞI 5 artı 1 konferansı denilen bir toplantı yapılması vardır. Biz ve Türkiye net bir şekilde tavrımızı ortaya koyduk; ARTIK EGEMEN EŞİTLİĞE DAYALI İKİ DEVLETLİ BİR ÇÖZÜM gündeme gelmelidir. Eğer bu kabul ediliyorsa biz bu toplantının düzenlenmesine ve katılmaya varız. Ama Crans Montana’da kalınan yerden görüşmeler devam edemez. Biz egemen eşitliğimizin olmadığı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devam etmeyeceği hiçbir çözüm şekline asla onay vermeyeceğiz. Artık iki Devletli çözüm masada olmalıdır. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ,15 Kasım Cumhuriyet Bayramımız dolayısı ile ülkemize yaptığı ziyarette çok önemli vurgular yaptı. Sayın Erdoğan artık Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs konusunun çözümüne ilişkin parametrelerinin değişmesi gerektiğinin altını çizdi. Çözüm olarak egemen eşitliğe dayalı iki Devlet formülünü desteklediklerini bildirdi. Doğu Akdeniz’de, Ortadoğu’da, Kafkaslarda, Kuzey Afrika’da, Basra Körfezinde çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin egemenliğimizi, Devlet yapımızın devamını bir çözüm olarak şart görmesi, bu yöndeki tutumunu tüm dünyaya deklere etmesi bir dönüm noktasıdır. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yeni bir geleceğe yürüyeceğiz. Bu yeni gelecekte kapalı Maraş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da gözetilerek, Taşınmaz Mal Komisyonumuz marifeti ile insanlığın ve ülkemizin yararına olacak şekilde hayalet şehir olmaktan kurtarılması ve canlandırılması önemli bir yer tutacaktır. Bu yeni gelecekte, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarına sahip çıkmak, Türkiye ile birlikte haklarımızı korumak ve inşallah başarıya ulaşmak ve daha refah bir, Türkiye ile KKTC vardır. Kimse boşuna kendini yormasın. Ne kapalı Maraş’ın açılması ne de hidrokarbon sondajlarında geri adım atılmayacaktır. Değerli kardeşlerim Kıbrıs konusu bugüne kadar eğer bir anlaşma ile sonuçlanmamışsa bunun tek sorumlusu Birleşmiş Milletler Genel Sekreterlerinden Perez de Cuellar ‘ın ortaya koyduğu planı kabul etmeyen, Butros Gali’ nin GALİ fikirler dizisini reddeden, Annan planına onay vermeyen Crans Montana sürecini yıkan Kıbrıs Rum Kesimidir. Bu güne kadar ortaya konulan tüm anlaşma belgelerini reddeden Rum tarafıdır. Bunun tek sorumlusu ise 4 Mart 1964’te alınan 186 sayılı kararda ısrar eden , hala Rum Yönetimi’ne tüm Kıbrıs’ın hükümeti muamelesi yapan Birleşmiş Milletlerin ta kendisidir. Dileğimiz gerek Rum tarafının gerekse ilgili tüm çevrelerin artık yanlıştan dönmeleri, var olan gerçekler temelinde bir uzlaşı için üzerlerine düşenleri yapmalardır. Sevgili Ulusal Birlik Partililer, sizlerden bir ricam var; lütfen birlik-beraberliğimize, kardeşliğimize çok dikkat edelim… Zaman zaman tartışabiliriz… Sorunlarımız , sıkıntılarımız da olabilir… Biz bunları aşarız… Kimse endişelenmesin. Yeter ki, biri birimizi sevelim, sayalım, kardeşliğimize, dostluğumuza halel gelmesine , zarar verilmesine asla izin vermeyelim. UNUTMAYALIM DEĞERLİ DOSTLAR: BAŞKA BİR ULUSAL BİRLİK PARTİSİ YOKTUR VE BU ÜLKENİN, BU HALKIN ULUSAL BİRLİK PARTİSİNE ÇOK İHTİYACI VARDIR… Yaşananlar , tarihimiz bunun ispatıdır. KKTC, UBP’nin eserdir. Türkiye ile birlikte gerçekleştirilen tüm projelerin altında bizim imzamız vardır. Lütfen dikkat buyurunuz: Bugün de yine TÜRKİYE’DEN SUDAN SONRA ELEKTRİK VE DOĞALGAZ GETİRİLMESİ, KAPALI MARAŞ’IN AÇILMASININ TAMALANARAK, KKTC HALKININ REFAHINA KATKI SAĞLAMASI, YENİ YOLLAR, ÜST VE ALT GEÇİTLER YAPILMASI, HASTANELER İNŞA EDİLMESİ bizim kendini sol olarak tanımlayan partilerimizin gündeminde yoktur. Dolayısı ile bir kere daha altın çiziyorum; BU HALKIN, BU ÜLKENİN BİR DEVLETİN UBP’YE BÜYÜK İHTİYACI VARDIR. BU SORUMLULUK DUYGUSU İLE HAREKET EDEREK KENDİMİZİ ZİNDE , GÜÇLÜ VE BİRLİK HALİNDE TUTMAK BİZİ BOYNUMUZUN BORCUDUR… GÜÇLÜ BİR UBP, GÜÇLÜ BİR EKONOMİ, GÜÇLÜ BİR KIBRIS TÜRK HALKI, GÜÇLÜ BİR DEVLET DEMEKTİR… Ve ne diyoruz? 45 YILDIR BİTMEYEN BİR AŞKLA AYNİ GÜNEŞİN ALTIDAYIZ BİZ… DAVAMIZ BİR, SEVDAMIZ BİR… YAŞASIN ULUSAL BİRLİĞİMİZ… Hepinize beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum….’ dedi Please visit https://brtk.net for more informationOKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==>
https://brtk.netBRTK – Bayrak Radyo ve Televizyon Kurumu