İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı mücadelede şehit düşenler anıldı « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı mücadelede şehit düşenler anıldı

Bu haber 27 Ocak 2022 - 16:06 'de eklendi ve 59 kez görüntülendi.

Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge Yönetimi’ne karşı 27-28 Ocak 1958’de verdiği mücadelede şehit düşenler törenlerle anıldı.
Direnişin 64. Yıldönümü nedeniyle Lefkoşa Şehitler Anıtı ve Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda düzenlenen törenlere, Merkez Kaymakamı Hüseyin Gültekin, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı temsilcisi, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı temsilcisi, Lefkoşa Türk Belediyesi temsilcisi ile kurum kuruluş ve dernek temsilcileri ve şehit aileleri katıldı.
İlk tören saat 09.00’da Lefkoşa’da Şehitler Anıtı önünde yer aldı. Törende, protokol sırasına göre çelenklerin anıta konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve saygı atışı yapıldı.
İstiklal Marşı’nın okunması ve bayrakların göndere çekilmesinin ardından, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Açman günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı. Tören, Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu öğrencisinin günün anlam ve önemine ilişkin şiir okumasıyla sona erdi.
İkinci tören ise 09.30’da Küçük Kaymaklı Mezarlığı’nda yapıldı. Saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından, tören din görevlisi tarafından dua okunmasıyla devam etti. Tören, şehit kabirlerinin ziyareti ve çiçek konulmasıyla bitti.
AÇMAN: “BU İSYAN, KIBRIS TÜRK İNSANININ KİMLİĞİNİ CEMAAT STATÜTÜSÜNDEN HALK STATÜSÜNE TAŞIYAN, DÜNYA ÇAPINDA YANKI YARATAN BİR İSYANDI”
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Açman, Kıbrıs Türkünün kadını, genci ve yaşlısı ile ata yadigarı bu adada, şan ve şerefine yakışır bir şekilde yaşama hakkı elde etmek için şahlanışın 64’üncü yıldönümünde, hakları uğruna seve seve canlarını veren aziz şehitlerin manevi değerleri huzurunda saygı ile eğilmeyi milli bir görev saydıklarını söyledi.
Açman, “64 yıl önce bugün sömürge idaresinin kaypak ve tek taraflı iradesini protesto etmek gailesiyle yapılan yürüyüş, sömürge idaresinin gaflet içerisindeki idarecileri tarafından kanlı bir savaşa çevrilmiştir” ifadelerini kullandı.
27 Ocak günü binlerce kişinin Lefkoşa Sarayönü’nde toplandığını belirten Açman, gösterilerde Lefkoşa Polis Merkezi önünde barikat kuran İngiliz asker ve polislerinin göstericilerin geçmesine izin vermediğini, göz yaşartıcı bomba kullandığını, İngiliz askeri aracının dört Türkü ezdiğini, Şerife Mehmet isimli yaşlı kadının ise bu olay yerinde can verdiğini belirtti.
Mücahitler sitesinin bulunduğu yerde yaralı bir Türk’ü hastaneye taşımakta olan araca İngiliz askerinin ateş açtığını ve arabada bulunan Mustafa Mehmet, İbrahim Ali ve Sermet Ali Kanatlı’nın şehit düştüğünü dile getiren Açman, Çağlayan parkı dolaylarındaki çatışmada ise Ahmet Bondigo isimli kişinin de İngiliz kurşunlarının hedefi olduğunu kaydetti.
Açman, isyanın 28 Ocak’ta da devam ettiğini belirterek, “Mağusa ve Limasol’da İngilizlerin ateşine maruz kalan kalabalıkta çok sayıda yaralı vardır. Fuat Yusuf ve Safa Muharrem Mağusa direnişinin şehitleridir. Enosis gösterileri ile her gün sokaklarda olan Rumlara karşı silah kullanmayan İngilizler iki gün boyunca Türklerin üzerine acımasızca ateş yağdırdılar” ifadelerini kullandı.
İsyanın, Kıbrıs Türk insanının kimliğini kısa sürede cemaat statüsünden “halk” statüsüne taşıdığı ve dünya çapında yankı yarattığını kaydeden Açman, Kıbrıs’ta Rum halkı yanında bir de Türk halkının var olduğu gerçeğinin bir kırılma noktası olan olaylar sayesinde ilk kez dünyanın bilgisine geldiğini belirtti.
“YAKILAN O KIVILCIM ATEŞİYLE BUGÜNLERE GELİNMİŞTİR”
Türklerin sömürge idaresine karşı yiğitçe başkaldırdığını ve onların modern silahlarına karşı taş ve sopalarla mücadele ederek yılmadan bu adadaki varlığını dünyaya bir kez daha hatırlattığını dile getiren Açman, yakılan o kıvılcım ateşi ile bu günlere gelindiğini söyledi.
Açman, “Mücadele neydi aslında? Eğitimini, işini ve ailesini geride bırakarak toplumsal varoluşa gem vurmaya çalışanlara karşı, aç susuz ve uykusuz dimdik durmaktı mücadele. Sadece vatanını düşünen bu kahramanlar, sessiz sedasız ayrıldılar aramızdan. Sadece geride yaşayan bildi, bu acıların ne kadar büyük olduğunu. Mücadele aslında acıyı hissetmek ama her şeye inat yaşamaya devam etmekti. Kıbrıs Türkü için bu mücadele özlemdi, umuttu, bir devletin varoluşuydu” dedi.
Bir daha bu topraklarda yeni acıların yaşanmaması ve sonraki nesillere güvenli bir gelecek bırakmanın yollarının aranması gerektiğine dikkat çeken Açman, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Egemenliğimizin, özgürlüğümüzün ifadesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bizlere şehitlerimizin emanetidir. Bu emaneti yarınlara taşımak boynumuzun borcudur.
Bizlere mücadele ve bağımsızlık ruhunu miras bırakan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Liderimiz Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaş bayrağımıza kanlarıyla al rengini canlarıyla ak rengini veren kahraman şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliriz. Ruhları şad olsun.”