“Düşmanı İçeride Gösterme Gayreti” « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

“Düşmanı İçeride Gösterme Gayreti”

Bu haber 22 Eylül 2021 - 14:46 'de eklendi ve 80 kez görüntülendi.

Bir süredir bir algı yaratma çabasıdır da gidiyor.

Toplumun pandemiyle biriken tepkisini bir öfkeye çevirip yönetmek gayreti gözden kaçmıyor.

İç siyasetle harmanlanan bir Türkiye düşmanlığı artık açıkça gözlenmekte.

Pandeminin neden olduğu ekonomik ve sosyal sorunları bir yerlere yükleyerek yürümek isteyenler var.

Kıbrıs Türk Halkı içte büyük düşmanlar bulunduğuna inandırılmak isteniyor.

Pandemi bu emellere ne yazık ki uygun bir zemin hazırladı.

Vaka sayılarındaki artışı bile kullanan bu zihniyet, başta sosyal medya olmak üzere, sürekli bir biçimde “içimizdeki düşman” algısını yaratmaya çalışıyor.

Sınıflandırma çok basit: Türkiye ile kavga etmeyen herkes düşman..

Türkiye’ye doğrudan kafa tutamayanlar, içte yaşanan pandemi kaynaklı sıkıntıları iç siyasete yükleyerek bunun üzerinden Türkiye’yi yıpratmaya, halkın gözünde kötü göstermeye çalışıyorlar.

Yani, şemsiye ters dönmüş halde.

Bir zamanlar Kıbrıs meselesi üzerinden yürütülen kampanya ve kötü gösterme faaliyetleri, günümüzde iç siyasete çevrildi.

Kıbrıs meselesinde Rum tarafının artık iyice deşifre olan uzlaşmaz tavrı bunun en büyük nedenidir.

Bugün artık kimse Kıbrıs’taki durumun suçlusunun Türk tarafı olduğu yalanına inanmıyor.

Yakın geçmişte yaşadıklarınızın ardından pandemi sürecindeki tavırlar bu gerçeğin net bir şekilde görülmesini sağladı.

O yüzden de bu sefer rota iç siyasete çevrildi.

Ama Kıbrıs meselesi de olsa, iç siyaset de olsa, araç değişse bile amaç aynı: Türkiye düşmanlığı…

Son günlerde yine bir “Cumhurbaşkanlığı” ve “Meclis” binası tartışması başlatıldı.

Türkiye’nin KKTC için Cumhurbaşkanlığı ve Meclis binası yapmak istemesi neredeyse bir hainlik olarak gösterilmeye çalışılıyor.

Neymiş, “bu darlıkta ne gereği varmış”…

“o para başka amaçlar için kullanılamaz mıymış”…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bizim halimizi en iyi bilen, en iyi anlayan ve her derdimizi en güzel bir şekilde çözen yegane ülkedir.

Anadolu insanı bizleri canı gönülden seven, gerektiğinde bizler için canını vermekten çekinmeyen bir halktır..

Bu gerçekleri asla unutmayalım.

Şimdi bu halk ve bu devlet, burada yine bizler için kalıcı eserler yapmak istedi diye suçlanıyor…

E, insaf…

İnsan da dinin yarısıdır..

Ülkenin altyapı gereksinimlerinin neredeyse tamamını karşılayan bir ülkeye bu kadar haksızlık olmaz.

Şimdi bu satırlar için bana da mutlaka “yalaka” diyenler çıkacaktır.

İnanın bana, bu gerçekler karşısında “nankör” olmaktansa, onların bana “yalaka” demesini tercih ederim..

Türkiye bugün her konuda yardım elini çekinmeden uzatmakta.

Arada, iki kalıcı eser daha yapmak istenmesi suç olamaz.

Bu iki eser için Türkiye Cumhuriyeti Devleti KKTC’ye yapmakta olduğu veya yapmayı planladığı herhangi bir konudaki yardımdan mı vazgeçti..?

Başlayacak olan veya başlamış olan bir proje mi aksadı..?

Elbette hayır..

Başta köy yolları olmak üzere, KKTC’nin ihtiyaçları için tüm olanaklar seferber durumdadır.

Cumhurbaşkanlığı ile Meclis binaları da bu işlerin yanında ekstra birer güzelliktir.

Düşmanı içerideymiş gibi göstermeye çalışarak bunun üzerinden Türkiye karşıtlığı yapmak kabul edilemez.

Esas mücadele etmemiz gereken zihniyetin yönü saptırılmaya çalışılıyor..

Buna kanmamak lazım..

Rum tarafından son zamanlarda gelen sesler gerçekleri görmemiz için yeter de artar bile..

Son söz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Anadolu Halkı bu ülke için her şeyi yapmaya hazır olduğunu tarih içerisinde ispatlamıştır…

Kimse bu gerçeği sınamaya kalkışmasın…