DENİZDEN FELAKET BEKLERKEN BARIŞ VE GÜVEN ÇIKTI « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

DENİZDEN FELAKET BEKLERKEN BARIŞ VE GÜVEN ÇIKTI

Bu haber 03 Eylül 2021 - 10:14 'de eklendi ve 175 kez görüntülendi.

Çok değişik bir hafta daha geride kalıyor.

Ülkemizde zaten bir süredir gündem “değişik”…

Ama bu sefer gerçekten dersler almamız gereken bir hafta yaşattı bize zaman.

İlk olarak Hacettepe Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübü Master Yüzme Takımı’nın, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlediği, Türkiye ile KKTC arasında çift yönlü yüzülen ve Akdeniz Barış Parkuru olarak adlandırılan organizasyonu yaşadık.

Etkinliğe katılan yabancı ve milli yüzücüler, Mersin Taşucu’dan Girne’ye doğru kulaç atmaya başladıkları günün akşamında Suriye’de yaşanan bir felaketin de ülkemize doğru yüzmeye başladığının haberi geldi.

Bir santralda meydana gelen yakıt sızıntısının oluşturduğu tabaka başta Karpaz olmak üzere KKTC sahillerini tehdit etmeye başladı.

Bir yanda barış, diğer yanda felaket..

Tuhaf bir kader..

Önce barış diyelim.

Etkinliğin o kadar çok farklı yönü var ki.

Başta katılımcılar…

Anavatan Türkiye’nin yanı sıra, Amerika, Fransa, Rusya, İtalya, İspanya ve Yunanistan..

Evet, yanlış okumadınız, Yunanistan..

Ama ne yazık ki engellendi.

Barış amaçlayan bir etkinliğe siyaset karıştırdılar ve tehdit ederek bir sporcunun spor yapmasına mani oldular.

Tıpkı yıllardır Kıbrıs Türk gençliğine, sporcularına yaptıkları gibi.

Barışa yönelik hiçbir şeye tahammülleri olmadığını bir kez daha gösterdiler.

Hem de çekinmeden.

Dünyanın gözü önünde.

Ama nafile.

Yıldıramayacaklar.

Ne Anavatan Türkiye’nin böyle bir niyeti var ne de ülkemizin pırıl pırıl gençlerinin.

Direnmek lazım, dayanmak lazım.

Ve elbette doğru adımları da atmalıyız.

Bilmeliyiz ki, biz direndikçe ve ileriye doğru adımlar attıkça Anavatanımız da bizimle birlikte olacaktır.

Geride kalan hafta denizde yaşananlar bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir.

Akdeniz Barış Parkuru’nda atılan kulaçların hiçbirisi boşa gitmemiştir.

Bunun en büyük kanıtı, ödül töreninde yapılan konuşmalardır.

Ambargoların çağdışılığı, hele de spor gibi bir evrensel olaydaki varlığının insanlık ayıbı olduğu vurgulandı.

Ve bunu yapanlar da sadece siyasiler değil, sporculardı.

Dünyanın en önemli ülkelerinden gelen sporcular spor ambargosunun insanlık suçu olduğunu vurguladılar.

Sadece konuşmalarında değil, yabancı sporcular sosyal medya hesaplarında da spor ambargosunun önce kafalarda sona ermesi gerektiğini ifade ettiler.

Sportif açıdan son derece başarılı bir organizasyonun gerçekleştiğine de işaret eden sporcuların kişisel hesaplarından yaptıkları “NORTH CYPRUS” vurgusu da, etkinliğin ne kadar isabetli bir karar olduğunu gösterdi.

Elbette devam edecek, bu organizasyon gelecek yıllarda da sürecek.

Sahip çıkmalıyız.

Son derece güzel bir adım atılmıştır.

Bizler de KKTC olarak, açık deniz yüzücüleri için son derece uygun ve de cazip bir parkur olan, Mersin ile Girne arasındaki “Akdeniz Barış Parkuru”na sahip çıkmalıyız.

Sahip çıkalım ki, gelecek nesiller ambargo çağdışılığından kurtulsun.

Sadece KKTC gençleri değil, Rum gençleri de gelecekte, bu çağdışılığı yaşatan bir halk olmak utancından kurtulsun.

Aynı Mutlu Barış Harekatı gibi..

Sadece Türklere değil, aynı zamanda Rumlara da barış ve huzuru getirsin…

Geride kalan hafta denizde sadece barış değil, felaketi de gördük demiştik.

Suriye’de yaşanan felaket ülkemize doğru sürüklendi.

Çok şükür ki, bu saate kadar korkulan olmadı ve hava şartlarının da lehimize olmasıyla ucuz atlattık.

Ama sadece bu kadar değil.

Söylenecek daha çok şey var.

Yaşanan olay Kıbrıs Türkü’nün “yalnız” olmadığını bir kez daha gösterdi.

Olayın baş göstermesiyle birlikte, Anavatan Türkiye’yi bir kez daha yanı başımızda gördük.

Hem de en üst düzeyde.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya en başından gösterdiği hassasiyet ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın tüm olanakları devreye koyması bir felakete karşı hazır durmamızı sağladı.

Kıyılar açısından belki gerek kalmadı ama ülkemiz karasularındaki açık denizlerde yaşanan tahribatın önlenmesi ve temizlenmesi için gereken tüm tedbirler alındı.

Olayın ilk anında Türkiye’den gönderilen uzman ekipler ve ekipmanların devreye girmesiyle ciddi bir tehdit karşısında krize girmeden ve de aciz bir duruma düşmeden dik durabildik.

Türkiye’nin bu gibi durumlar için sahip olduğu iki gemisi, Nene Hatun ile Seyit Onbaşı’nın da gelmesiyle temizlik işlemleri sonuna kadar gerçekleşecek.

Gemilerin kapasiteleri bir yana, zaten isimleri bile yetti…

******

Denizde geçen iki olay çok şeyler öğretti.

Hem bize, hem de dünyaya..

Hem dosta hem de düşmana..

Birincisi, KKTC ve Türkiye’nin Akdeniz’deki hedeflerinin bir barış denizi tesis edilmesi olduğunu bir kez daha gösterdi.

İkinci olay ise, Kıbrıs Türkü’nün asla yalnız olmadığını, aksine, Anavatanı Türkiye’nin güçlü ve kararlı varlığının Kıbrıs’taki Türkleri hiç kimsenin veya örgütün yardımına muhtaç durumda bırakmayacağını gözler önüne serdi.

Sözün kısası, gururlandık, umutlandık..

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, telefon bağlantısıyla katıldığı BRT ana haber bültenindeki sözleri her zamanki gibi önemliydi:

“HERHANGİ BİR ENDİŞEYE MAHAL VERECEK BİR ŞEY YOKTUR. TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR DEVLETTİR, KKTC İLE OLAN BİRLİKTELİĞİMİZ, DAYANIŞMAMIZ VE BERABERLİĞİMİZ SON DERECE NETTİR. BİZİM OLAN İMKANLARIN TAMAMI, AYNI ZAMANDA KKTC’NİN DEMEKTİR”

“KKTC’DEKİ KARDEŞLERİMİZİN DE BU ANLAMDA TELAŞLANMALARINA VE ENDİŞEYE KAPILMALARINA GEREK YOKTUR. GEREKLİ TÜM TEDBİRLER ALINMIŞTIR”

Özetle bunları söyledi Sayın Oktay..

Ve dediği gibi de oldu.

Bu arada, Mersin-Girne arasındaki barışa kulaç etkinliğinin de Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın önemli desteği ile hayata geçtiğini de belirtmeden geçmeyelim.

İki önemli olay..

Birileri moralleri bozacak “felaket”i beklediler ama olmadı..

Denizden “barış” ve “güven” çıktı…

Söyleyecek daha çok şey var aslında ama, ben bugünü “söylenen her sözün ve verilen her teminatın sözde kalmadığını, eksiksiz bir şekilde hayata geçtiğini gördük” şeklinde tamamlamak isterim…

Henüz yolun başındayız…

Anavatan ile gidecek daha çok yolumuz var ve biz bu yoldayız..

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM