BİR AZINLIK-ÇOĞUNLUK MESELESİ « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

BİR AZINLIK-ÇOĞUNLUK MESELESİ

Bu haber 23 Haziran 2021 - 11:38 'de eklendi ve 220 kez görüntülendi.

Çoğulcu demokrasilerde çoğunluk her zaman güçlüdür.

Bu kaçınılmaz bir durumdur.

Her ne kadar da “azınlık, yani muhalefet olan koruma altındadır” şeklinde bir yaklaşım olsa da, sonuç değişmez.

Demokrasilerde her zaman çoğunluğun dediği olur.

Demokrasilerinin temeli budur.

Azınlıkların demokrasilerde sahip olduğu yegane hak görüş ve düşünceleri diledikleri gibi söyleyebilme ve savunabilme haklarıdır.

Çoğunluğun görüşlerine katılmak ya da sessiz kalmak gibi bir zorunlulukları yoktur.

Çoğunlukta olanlar, azınlıkta olanlara her zaman saygı göstermek zorundadırlar.

Çoğunluk olanın azınlıkta kalanı bastırma ya da susturma gibi hakkı asla yoktur, olamaz da.

Ama bu durumun tam tersi de geçerlidir.

Yani, azınlıkta olanlar da çoğunluğun temsil ettiklerine saygılarını korumak ve göstermek zorundadırlar.

Bizim ülkede ne yazık ki bunun tam tersi durumlar yaşanmakta.

Seçim kazanmış ve aldığı oylarla çoğunluğu elde etmiş partilerin azınlığa karşı susması ve boyun eğmesi bekleniyor.

Çoğunluğun azınlığa teslim olmasının bir demokrasi gereği olduğu yanlışının vahametine teslim olunma yolunda ilerlenmekte.

Asla kabul edilemez..!

Eğer demokrasiye inanıyorsak, demokrasinin en temel özelliği olan “çoğunluk yönetir” ilkesine de saygı göstermeliyiz.

Demokrasinin uygulandığı her ülkede bu kural geçerlidir.

Bizde zaman zaman halkın oylarında çoğunluğu elde etmiş partiler bazı “Ali Cengiz” oyunlarıyla iktidardan uzakta bırakılmak istenmiştir.

Bunun için sokakta selamlaşmayacak siyasi çizgiler yan yana gelmeyi denemişlerdir.

Ama sonları hep hüsran olmuştur.

Günün sonunda irade, vatandaşın sandıkta ortaya koyduğu gibi tecelli etmiş ve çoğunluğu elde edenler iktidar olmuşlardır.

Tersi durumlar hep sıkıntı yaratmıştır.

Çünkü sakat bir yapıdır.

Seçimde en fazla oyu almış olan bir partiyi iktidar dışında bırakacak yakınlaşmalar ülke demokrasisi için de tehlikeli yaklaşımlardır.

Bugünlerde de benzer durumlar ne yazık ki sahnelenmekte.

Erken seçim tarihi hepimizin malumu olduğu üzere Meclis Genel Kurul tarafından alınacak bir karardır.

Halkın seçmiş olduğu meclise bu görev ve yetki Anayasa tarafından verilmiştir.

Günün sonunda yapılacak açık oylamada bu karar alınacaktır.

Ve elbette de çoğunluğun dediği olacaktır.

Çoğunluğun korunması meselesi yanlış anlaşılmakta, kamuoyu da bu yanlışa dahil edilmek istenmektedir.

Azınlık, başta söylediğimiz üzere, düşünce ve fikirlerini ifade edebilme bakımından koruma altındadır.

Alınacak kararlara azınlığın görüşünün etki edip etmeyeceği bile çoğunluğun göstereceği iradeye bırakılmıştır.

Bugün erken seçim kararının çoğunluğu elinde bulundura hükümet partileri tarafından alınacağı ve tarihin de yine çoğunluğun oy oranına göre belirleneceği gerçeğine karşı çıkan partilerimiz ne yazık ki geçmişi unutmuşlardır.

Annan Planı referandumunu hatırlayalım.

Orada yapılan referandumda KKTC’de yüzde 65 oranında “evet” çıkmış ve Kıbrıs Türk tarafının görüşü “evet” olarak kayıtlara geçmiştir.

O günlerde “azınlığın görüşü” konusunda ses çıkarmayanların bugün çoğunluğun alacağı karara karşı çıkmaya çalışmaları demokrasiye yönelik bir tehditten başka bir şey değildir.

Siyaset yapabilme heyecanı ile göz ardı edilmemesi gereken temel ilkeler ne yazık ki çiğnenmek isteniyor.

Demokrasinin bir çoğunluk-azınlık ilişkisi olduğu unutuluyor.

Bunları hatırlatmak gerek.

KKTC halkının demokrasi aşığı olduğunu asla unutmayalım.

Yoksa bu halk bunu yapmaya çalışanlara mutlaka hesap sorar.

Kazanmak için illa ki bir şeyleri yıpratmak gerekmez.

Değerleri ayakta tutarak kazanabilmek önemlidir.

Her şeyi yakıp yıkıp yerle yeksan ettikten elde edilen sonuç asla bir zafer olamaz.

Demokrasinin uğrayacağı en ufak bir zarar bile hepimizi derinden etkiler.

Unutmayalım ki, bir ülkede ekonomik durum iyi olmayabilir.

Farklı sorunlar yaşanabilir.

Bunların hepsi gelir geçer.

Ama demokrasi bir kere zarar görürse sonuçları çok kötü olur.

O nedenle de “demokrasinin azı çoğu olmaz, demokrasi ya vardır ya da yoktur” temel gerçeği üzerinden hareket ederiz.

İşimize geldiğimiz gibi eğip bükebileceğimiz bir oyunca asla değildir demokrasi.

Bugüne kadar pek çok şeye saldırı düzenlenmiş olabilir.

Ama bu sefer iş ciddi.

Demokrasi tehdit altında…

Yapmayınız..

Sonra hepimiz yanarız…   

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM