50 YILLIK FEDERASYON TUZAĞI.. « Güneş Gazetesi

SON DAKİKA

50 YILLIK FEDERASYON TUZAĞI..

Bu haber 28 Eylül 2020 - 11:46 'de eklendi ve 2.727 kez görüntülendi.

Kıbrıs’ta 1960 yılında zorla kurulan ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ de bir FEDERASYONDU.

Bir federasyon olan naylon devlet ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ tam üç yıl yaşayabilmişti.

1963 kanlı Rum saldırıları sonucu yıkılan naylon devlet Kıbrıs Cumhuriyetinin enkazı biz Kıbrıs Türklerinin 9 yıl yani 1974 yılına kadar, acı ve ızdırap içinde yaşamamıza neden olmuştu.

Baskı altında kurulan ve Kıbrıs Türklerine bir çok eşitlikçi  haklar veren, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmaları olan, 1959 Londra ve Zürih anlaşmaları,  anavatan Türkiye’nin o dönem bu anlaşmaların baş aktörlerinden olan, Türkiye Cumhuriyeti  Dış İşleri bakanı rahmetli Fatin Rüştü Zorlu’nun üstün başarılarından biri olan Garanti ve İttifak anlaşmalarında, Türkiye’ye verilen, tek taraflı müdahale hakkı sayesinde, 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye’nin Kıbrıs’ta 1963 yılında bozulan denge sayesinde Kıbrıs Türkü’nün haklarının korunması ve can güvenliğinin sağlanması amacıyla yaptığı müdahale sayesinde, hem Kıbrıs Türkü, hem de Kıbrıs’ta yaşatan diğer etnik topluluklara, Kıbrıs’ta barış içinde, huzurlu bir yasam sağlamıştır.

Uluslararası güçler 1963 yılında azgın Rum saldırıları sonucu yıkılan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yerine başka naylon bir yapı olacak olan “Birleşik Federal Kıbrıs” adı altında yeni bir FEDERASYON oluşturmak için 1967 yılında zorla iki toplum liderliği arasında bir görüşmeler manzumesi yaratmıştı.

1967 yılında iki toplum liderliği arasında başlatılan ve Kıbrıs’ta yeni bir FEDERAL yapı oluşturma amacı güden görüşmeler, Kıbrıs Türk liderliği tarafından 53 yıl yeni bir anlaşma umuduyla iyi niyetle sürdürülmüştür.

Uluslararası güçlerin baskıları sonucu, bir çok kez bir anlaşmaya varma noktasına gelinmiş olsa bile, Rum liderliğinin olumsuz tutumu sayesinde herhangi bir anlaşmaya varılamamıştır.

Bu, 53 yıllık sürede  Kıbrıs Türk liderliği, bir çok konuda bir çok esneklik sergilerken, Kıbrıs Rum liderliği, başka bir boyutta, kendi megali idealleri doğrultusunda, Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs’taki hak ve çıkarlarını hiçe sayarak, kendi bencil  yollarında ilerlemeye devam ettiler. 

Gün geldi tek taraflı ve haksız yere Avrupa Birliği’ne üye oldular. 

Gün geldi tek taraflı ve yasadışı bir şekilde, yine Kıbrıs’ta Kıbrıs Türkünün hak ve çıkarlarını hiçe sayarak, bir çok ülke ile bir çok iktisadi, siyasi ve askeri anlaşmalar imzaladılar.

Ama uluslararası toplumun bütün baskılarına, çabalarıma rağmen, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türkleri ile bir anlaşmaya asla yanaşmadılar.

Yıllarca Rumların bu sorumsuz ve uzlaşmaz tavırlarını ört bas etmek amacı ile kurucu cumhurbaşkanımız rahmetli Rauf Raif DENKTAŞ’ı  haksızca ‘uzlaşmaz’ ilan edilerek, Türk tarafını uzlaşmaz göstermeye çalışmışlardır.

Kıbrıs Türkleri arasında Kıbrıs Rum liderliğinin uzlaşmaz tavrı göz ardı edilerek, Rahmetli Denktaş’a uzlaşmaz suçlaması yapanlar, zamanla Kıbrıs Türk liderliği koltuğuna gelerek, Kıbrıs’ta uzlaşmaz olanın, Kıbrıs Türk liderliği değil de, Kıbrıs Rum liderliği olduğunu yaşayarak görmüşlerdir.

Kıbrıs’ta 53 yıl anlamsızca süren Kıbrıs görüşmeleri, haksızca uzlaşmaz ilan edilen Denktaş liderliği dışında, Kıbrıs’ta bir FEDERAL yapıyı kurabileceğini 50 yıldır sürdüren bir partinin başkanı olan sayın Talat da, Kıbrıs Türk liderliği koltuğuna oturmuştur. Hem de, Talat gibi Kıbrıs’ta FEDERAL bir yapı oluşturmak için propaganda yapan bir partinin başkanı ve  yoldaşı Hristofyas ile birlikte bu sorunu çözememiştir.

Kıbrıs Türk halkı, her şey rağmen iyi niyetini  ve temizliğini kullanarak son bir deneme için sayın Akıncı’yı  Kıbrıs Türk liderliği makamına getirmiştir.

Sayın Akıncı Kıbrıs Türk liderliği koltuğuna oturduğu 2015 yılında 2016 yılını “Kıbrıs’ta çözüm yılı” olarak ilan etmişti.

Akıncı bu söyleminde çok iddialı idi.

Ancak Kıbrıs Rum liderliği, uzlaşmak istemeyen tavrı sayesinde Sayın Akıncı’nın 2016 hayali suya düşerken, görüşmelerin 2017 yılına sarkarak devam etmesini Kıbrıs Türk halkı sineye çekerek ‘olsun da 2017’de olsun mantığı ile, Sayın Akıncı’ya herhangi bir eleştiride bulunmamıştı.

2017 yılının Temmuz ayında Crans Montana’da Kıbrıs Türk liderliğinin bütün tavizkar tavrına, Türkiye’nin bir uzlaşı sağlanması için gösterdiği yüksek çabaya rağmen, Kıbrıs Rum lideri sayın Anastasiyadis’in saygısızca, toplantıyı ve toplantının yapıldığı Crans Montana kasabasını terk etmesiyle, bütün çabalar heba olmuştu.

Crans Montana’da Kıbrıs Rum lideri Anastasiadis’in, değerli gazeteci Hüseyin Ekmekçi’nin deyişiyle, ‘sabahın köründe, pata pata helikopter ile ayrılması’ federasyon rüyasını parçalayan bir hareket olarak, tarihe geçecektir.    

Hatırlayın sayın Akıncı, Anastasiades’in bu kaçışından sonra, ‘bizim kuşak da bu sorunu çözememiştir.’ diye açıklama yaparak artık ‘bir kuşak daha yani en az 70 yıl daha bu sorun çözülmez’ anlamındaki meşhur açıklamasını yapmıştı. 

Merak ediyorum Temmuz 2017 yılından beridir, hiçbir şey yapmayan bu ‘federasyoncular’ 3 yıl sonra tam da KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin arifesinde toplumun önüne tekrardan bir ‘federasyon’ alternatifti getirerek Kıbrıs Türkünü aldatmaya çalışmaktadırlar.

Ve hiç çekinmeden ve sıkılmadan, Kıbrıs Türkünden bir 5 yıl daha anlamsız FEDERASYON kurma hayali için destek istemektedir.

Kıbrıs Türkü de, hem sayın Akıncı’ya ‘bir 5 yıl daha kaybetmeyeceğiz’  hem de   Kıbrıs Rum liderliğine de ‘bir 50 yıl daha kaybetmeyeceğiz’ diyerek sandıkta gerekli  cevabı  verecektir.

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA